Hizmet
SEO (Arama Motoru Optimizasyonu)
İşletmeniz Google'da 'Eryaman'da web tasarım' veya 'Etimesgut'ta SEO ajansı' gibi aramalarda üst sıralarda çıksın diye yerel ve teknik SEO çalışıyoruz.
3
yaklaşım alanında çalışıyoruz
5
teslim edilen kalem
4
adımlı süreç
8 sık sorulan soru aşağıda yanıtlanıyor.
SEO, işletmenizin Google'da aratıldığında çıkması demek — 'Eryaman'da kurumsal web tasarım' ya da 'Etimesgut'ta dijital ajans' gibi bir arama yapan potansiyel müşteri, sizi ilk sayfada görmeli. Bunu tesadüfe bırakmıyoruz: site hızından yerel dizin kayıtlarına kadar her adımı ölçüp düzeltiyoruz. Aynı temel işi (net, doğru, bulunabilir bilgi) Google'ın yanında ChatGPT ve Gemini gibi yapay zeka motorları için de yapıyoruz — SEO ve GEO'yu ayrı işler değil, aynı stratejinin iki cephesi olarak kuruyoruz.
Temsili örnektir, gerçek sonuçlar sektöre göre değişir.
"Eryaman'da kurumsal web tasarım"
- 1. Yıldız Dijital — yildizdijital.com
- 2. Rakip A
- 3. Rakip B
Temsili örnektir, gerçek sıralamalar aramaya göre değişir.
SEO, sitenizin Google gibi arama motorlarında ücretsiz (organik) sonuçlarda üst sıralarda çıkması için yapılan teknik ve içerik çalışmalarının bütünüdür. 'Eryaman'da mobilya mağazası' ya da 'Etimesgut'ta diş kliniği' gibi bir arama yapıldığında, sonuç sayfasının ilk ekranında çıkmayan işletme, o aramayı yapan kullanıcı için neredeyse yok sayılır. SEO; site hızı, mobil uyum, site yapısı gibi teknik unsurları, Google İşletme Profili gibi yerel sinyalleri ve sayfa içeriğinin arama niyetine uygunluğunu bir araya getirir. Tek seferlik bir işlem değil, sürekli izlenip güncellenmesi gereken bir çalışmadır.
SEO'yu üç ayrı katman olarak düşünmek faydalı olur. Teknik katman, arama motorunun sitenizi doğru okuyup okuyamadığıyla ilgilidir: sayfa hızı, mobil görünüm, bozuk bağlantılar, doğru başlık etiketleri, site haritası. İçerik katmanı, sayfalarınızın kullanıcının aradığı soruya gerçekten cevap verip vermediğiyle ilgilidir — 'Etimesgut'ta oto elektrik ustası' arayan biri sayfanıza girdiğinde orada hizmet, çalışma saatleri, adres ve fiyat aralığı gibi aradığı bilgiyi bulmalı. Otorite katmanı ise diğer sitelerin ve dizinlerin sizden bahsetme, size bağlantı verme sıklığıyla ilgilidir; yerel işletmeler için bu genellikle ticaret odası kayıtları, yerel haber siteleri, sektörel dizinler ve müşteri yorumları üzerinden oluşur. Üç katmandan biri eksik olduğunda diğer ikisi ne kadar güçlü olursa olsun sıralama sınırlı kalır — hızlı ama içeriği zayıf bir site de, içeriği zengin ama saniyelerce açılan bir site de aynı sorunu yaşar.
Bir örnek üzerinden somutlaştıralım: Eryaman'da yıllardır hizmet veren, sadık bir müşteri kitlesi olan ama hiç web sitesi olmayan bir kuaför salonu düşünelim. Müşterileri ağızdan ağıza geliyor, ama salon sahibi yeni taşınan ya da mahalleye yeni gelen potansiyel müşterilere hiç ulaşamıyor — çünkü o kişiler telefon rehberine değil Google'a bakıyor. Böyle bir işletme için SEO, var olan bir şeyi büyütmek değil, hiç erişilemeyen bir müşteri kitlesine kapı açmak anlamına gelir. Site kurulduktan ve temel SEO adımları uygulandıktan sonra, salon artık sadece mevcut müşterisinin tavsiyesine değil, doğrudan arama yapan yeni müşteriye de görünür hale gelir.
Bir de tersine örnek verelim: sitesi olan ama SEO'ya hiç dokunulmamış bir işletme düşünün — diyelim ki Sincan'da bir mobilya atölyesi, birkaç yıl önce yaptırdığı sitenin sadece 'anasayfa', 'ürünler', 'iletişim' gibi üç-dört sayfadan oluştuğunu, hiçbirinin belirli bir arama terimine göre yazılmadığını fark ediyor. Site var, çalışıyor, ama Google'ın gözünde neredeyse boş bir kart gibi duruyor; hangi ürünü, hangi bölgede, kime sattığına dair hiçbir sinyal taşımıyor. Bu durumda SEO çalışması sıfırdan bir site kurmak değil, var olan sayfaları yeniden yapılandırmak, eksik bilgileri (adres, hizmet alanı, ürün detayları) eklemek ve her sayfaya net bir arama hedefi kazandırmak anlamına gelir. Böyle bir işletme için ilk aylardaki en büyük kazanım genellikle yeni sayfa sayısı değil, var olan sayfaların Google tarafından ilk kez doğru anlaşılmaya başlanmasıdır.
SEO'nun kapsamını netleştirmek için sık karıştırılan bir ayrımı da açalım: 'sıralama' ile 'görünürlük' aynı şey değildir. Bir işletme tek bir kelimede birinci sırada olabilir ama o kelimeyi hiç kimse aramıyorsa bu durum işe yaramaz; tersine, orta sırada olduğunuz ama gerçekten aranan onlarca farklı terim varsa, toplam görünürlük ve gelen ziyaretçi sayısı çok daha yüksek olabilir. Bu yüzden çalışmamızda tek bir 'hedef kelime' peşinde koşmak yerine, işletmenizin gerçekten hizmet verdiği her alanı (bir güzellik salonu için saç bakımı, cilt bakımı, makyaj gibi farklı hizmet başlıklarının her biri) kapsayan geniş ama isabetli bir kelime seti kuruyoruz. Eryaman'daki bir güzellik salonu örneğinde bu, tek bir 'Eryaman'da güzellik salonu' sayfası yerine, salonun sunduğu her hizmete kendi net sayfasını vermek anlamına gelebilir — kullanıcı hangi ihtiyaçla ararsa arasın, ona doğrudan cevap veren bir sayfa bulur.
Son olarak, SEO'nun sonucunun yalnızca yeni müşteri sayısıyla değil, mevcut müşterinin işletmeye duyduğu güvenle de ilişkili olduğunu belirtmek gerekir. Bir müşteri sizi tanıdık tavsiyesiyle bulsa bile, karar vermeden önce genellikle işletmenizi Google'da arayıp doğruluyor — sitesi olmayan, yorumları eksik ya da bilgileri güncel olmayan bir işletme, bu doğrulama anında tereddüt yaratabilir. Yani SEO sadece yeni trafik çekmekle kalmıyor, zaten gelmeye niyetli olan müşterinin son anda vazgeçmesini de önlüyor.
SEO'nun sınırlarını da netleştirmek önemli: doğru beklenti kurmak, güven inşa etmenin bir parçası. SEO, kötü bir ürünü veya hizmeti iyi göstermez — sadece iyi bir işletmenin görünür olmasını sağlar. Örneğin hizmet kalitesiyle ilgili ciddi şikayetleri olan bir işletme, SEO çalışmasıyla daha çok görünür hale gelirse bu durum aslında olumsuz yorumların da daha çok kişiye ulaşması anlamına gelebilir. Bu yüzden SEO'ya başlamadan önce, varsa müşteri deneyimiyle ilgili temel sorunların çözülmüş olması, çalışmanın gerçek getiri sağlaması açısından önemli bir ön koşuldur; biz ilk görüşmede bunu da nazikçe konuşuyoruz.
Eryaman, Etimesgut ve Sincan'da rekabet her geçen yıl artıyor; aynı hizmeti veren onlarca işletme aynı arama sonuçları için yarışıyor. Google Ads bütçesi bitince görünürlüğünüz de biten reklamların aksine, SEO ile kazanılan sıralama kalıcıdır ve tıklama başına ücret ödemezsiniz. Özellikle 'yakınımda', 'Eryaman'da', 'Etimesgut'ta' gibi yerel niyet taşıyan aramalarda üst sırada çıkmak, bölgedeki fiziksel mağazası veya hizmet alanı olan işletmeler için doğrudan yeni müşteri demektir.
Bölgesel rekabetin somut bir görünümünü şöyle hayal edebilirsiniz: Etimesgut'ta bir diş kliniği açtığınızı ve çevrenizde beş-altı benzer klinik olduğunu düşünün. Hastaların büyük kısmı artık tanıdık tavsiyesi kadar Google aramasına da güveniyor — 'Etimesgut'ta diş implantı' yazıp çıkan ilk birkaç sonuca bakıyor, geri kalanına neredeyse hiç tıklamıyor. Sizin kliniğiniz teknik olarak diğerlerinden hiç eksik olmasa bile, arama sonucunda görünmüyorsanız o hasta akışının tamamı rakiplerinize gidiyor demektir. SEO burada bir 'ekstra pazarlama kanalı' değil, zaten var olan talebin adil bir payını almanın ön koşulu haline geliyor.
Ayrıca yerel aramanın kendine özgü bir dinamiği var: kullanıcı sadece hizmeti değil, hizmetin verildiği yeri de arıyor. 'Web tasarım' gibi genel bir arama ulusal ölçekte yüzlerce büyük ajansla rekabet demekken, 'Eryaman'da web tasarım' araması çok daha dar ve kazanılabilir bir alan. Sincan'daki bir oto servis için de aynı mantık geçerli — 'Sincan'da lastik değişimi' arayan kişi genellikle o gün, o bölgede hizmet almak istiyor; bu, dönüşüm ihtimali en yüksek arama türlerinden biri. Bölgesel SEO'ya yatırım yapmayan işletme, tam da bu yüksek niyetli aramaları rakibine bırakmış oluyor.
Bunun bir başka boyutu da güven meselesi. Ankara'nın batısındaki bu üç bölgede yaşayan kullanıcılar, arama sonucunda 'bize gerçekten hizmet veriyor mu' sorusuna cevap arıyor — sitesinde net bir Eryaman, Etimesgut ya da Sincan adresi, çalışma saatleri ve o bölgeye özgü referanslar olmayan bir işletme, ilk sonuçlarda çıksa bile kullanıcının gözünde daha az güvenilir görünebiliyor. Örneğin bir çilingir firması için 'Eryaman'da acil çilingir' araması genellikle o an bir sorun yaşayan, hızlı ve yakın bir çözüm arayan kişiden geliyor; böyle bir aramada sonuç veren işletmenin adresinin ve hizmet bölgesinin net görünmesi, sadece SEO değil doğrudan dönüşüm açısından da kritik. Bu yüzden yerel SEO çalışmamız yalnızca anahtar kelime yerleştirmekle sınırlı kalmıyor, adres, hizmet alanı ve bölgesel referansların sayfa içinde tutarlı ve doğru şekilde görünmesini de kapsıyor.
Bölgesel rekabetin bir başka yönü de 'ilk hareket eden avantajı'. Üç mahalledeki benzer işletmelerin çoğu henüz temel SEO adımlarını atmadığı için, bugün bu alana yatırım yapan işletme belirli bir süre boyunca rakiplerinden daha az rekabetli bir ortamda ilerleme fırsatı buluyor. Örneğin Sincan'da bir catering firması, bölgedeki rakiplerinden önce sitesini 'Sincan'da düğün catering hizmeti', 'Sincan'da kurumsal yemek hizmeti' gibi ayrı arama niyetlerine göre yapılandırırsa, rakipleri aynı adımları atana kadar bu terimlerde konumunu koruma şansı daha yüksek olur. Rekabet arttıkça bu avantajı korumak daha fazla çaba gerektirir, ama erken başlayan işletme genellikle geç başlayana göre daha az çabayla daha iyi bir konumdan başlar.
Bölgesel SEO'nun bir diğer somut faydası da, işletmenin büyüme aşamasına göre esnek olması. Etimesgut'ta tek şubeyle başlayan bir eczane zinciri düşünün — ikinci şubesini açtığında, SEO çalışması yeni şubenin adresini, hizmet saatlerini ve o bölgeye özgü aramaları kapsayacak şekilde genişletilebilir; yani yatırım tek seferlik değil, işletme büyüdükçe onunla birlikte büyüyen bir yapı kurmuş oluyorsunuz. Bu, özellikle bölgede birden fazla noktada hizmet vermeyi planlayan işletmeler için SEO'yu yalnızca bir pazarlama gideri değil, büyüme altyapısının bir parçası haline getiriyor.
Bölgesel talebin mevsimsellik taşıdığı işletmelerde de SEO'nun zamanlaması önem kazanıyor. Örneğin Eryaman'da bir klima bakım ve montaj firması için yaz öncesi dönem, 'Eryaman'da klima montajı' gibi aramaların yoğunlaştığı bir dönemdir; bu firmanın sitesinde ilgili sayfaların yaz mevsimi başlamadan aylar önce hazır ve arama motoru tarafından tanınmış olması gerekir, çünkü SEO'nun etkisi anında değil zaman içinde oluşur. Sezonun ortasında SEO çalışmasına başlayan bir işletme, o sezonun büyük kısmını kaçırmış olabilir. Bu yüzden mevsimsel talebi olan işletmelerle çalışırken, takvimlerini birlikte gözden geçirip çalışmayı doğru zamanda başlatmayı öneriyoruz — bir kar küreme firması için bu kış öncesi, bir düğün organizasyon firması için ise ilkbahar öncesi anlamına gelebilir.
Bölgedeki işletmelerin sıkça sorduğu bir diğer konu da 'komşu ilçelerden gelen talebi de yakalayabilir miyim' sorusu. Örneğin Etimesgut sınırında hizmet veren bir işletme, hem Etimesgut hem de bitişik mahallelerden gelen aramaları yakalamak isteyebilir. Bu durumda SEO stratejisi tek bir bölge adına değil, gerçekte hizmet verilen tüm coğrafi alana göre kurgulanır; sayfa içeriğinde hem ana bölge hem de komşu bölgelerin adı doğal ve gerçekçi şekilde geçer, yapay bir kelime doldurma olmadan. Bu, özellikle bölge sınırında konumlanan işletmeler için görünürlüğü genişletmenin doğal bir yolu.
Son olarak, birden fazla mahallede aynı sektörde çok sayıda rakibin olduğu durumlarda 'farklılaşma' sorusu öne çıkıyor. Eryaman'da onlarca kuaförden biri olmak, sadece 'Eryaman'da kuaför' kelimesinde görünmekle çözülecek bir sorun değil — Google da benzer onlarca sonuç arasından hangisinin öne çıkacağını, sayfanın ne kadar özgün ve detaylı bilgi taşıdığına bakarak belirliyor. Bu yüzden yerel SEO çalışmamızda genel bir 'kuaförüz' anlatımı yerine, o salonu gerçekten farklı kılan unsurları (belirli bir saç bakım markasıyla çalışılması, belirli bir uzmanlık alanı, çalışma saatlerinin esnekliği gibi) öne çıkarmaya çalışıyoruz — çünkü hem kullanıcı hem arama motoru için asıl ikna edici olan, jenerik bir hizmet listesi değil, gerçek ve spesifik detaylardır.
Türkiye'de küçük ve orta ölçekli işletmelerin büyük kısmı hâlâ temel SEO adımlarını (başlık etiketleri, meta açıklamalar, Google İşletme Profili doğrulaması, site hızı) uygulamıyor — bu da erken davranan işletmeye önemli bir avantaj sağlıyor. Google'ın algoritması giderek kullanıcı deneyimini (sayfa hızı, mobil uyum, gerçek ve faydalı içerik) daha çok önemsiyor; eski usul anahtar kelime doldurma taktikleri artık işe yaramıyor, hatta cezalandırılıyor. Bölgemizdeki (Eryaman, Etimesgut, Sincan) işletmelerin çoğu bu değişime henüz adapte olmadı.
Bunun pratikte ne anlama geldiğini bir örnekle gösterelim: bir hukuk bürosunun web sitesi olabilir, hatta güzel tasarlanmış olabilir — ama sayfa başlıkları hâlâ 'Anasayfa', 'Hakkımızda', 'İletişim' gibi jenerik etiketler taşıyor, hiçbir sayfa 'Etimesgut'ta boşanma avukatı' gibi gerçek bir arama terimiyle eşleşmiyor. Böyle bir site teknik olarak çalışır durumda olsa da, Google'ın gözünde neyi anlattığı belirsizdir; arama motoru hangi sorguya cevap verdiğini net göremeyince sıralamada geride kalır. Bölgedeki işletmelerin büyük kısmı bu düzeyde bile eksik kalıyor — yani üst sıraya çıkmak için devasa bir bütçe değil, temel işleri doğru yapmak çoğu zaman yeterli oluyor.
Bir diğer önemli değişim de arama davranışının kendisinde. Kullanıcılar artık tek kelimelik aramalar yerine ('avukat' yerine 'Etimesgut'ta boşanma avukatı ücretleri' gibi) çok daha spesifik, konuşma diline yakın sorgular yazıyor — bunun bir kısmı sesli aramadan, bir kısmı da arama motorlarının daha iyi anlamasına duyulan alışkanlıktan kaynaklanıyor. Sitenizin içeriği bu tür uzun ve spesifik aramalara cevap verecek şekilde yazılmadıysa, kısa ve genel kelimelerde ne kadar iyi olursanız olun, asıl karar anındaki (yani satın almaya en yakın) aramaları kaçırıyorsunuz demektir.
Mobil aramanın ağırlığı da bu tabloyu güçlendiriyor. Bugün yerel niyetli aramaların büyük kısmı telefondan yapılıyor — kullanıcı yolda, işe giderken ya da bir ihtiyaç anında telefonunu çıkarıp arıyor. Bir örnek: Eryaman'da yürüyüş yaparken ayakkabısının tabanı kopan biri, telefonundan 'Eryaman'da ayakkabı tamircisi' diye arıyor ve genellikle ilk üç-dört sonuçtan birine tıklayıp o işletmeyi arıyor ya da yol tarifi alıyor. Sitesi mobilde yavaş açılan, telefon numarası tıklanabilir olmayan ya da adres bilgisi net görünmeyen bir işletme, teknik olarak Google'da listelense bile bu anlık kararı kaçırma riski taşıyor. Bu yüzden SEO çalışmamızda mobil deneyim ayrı bir madde değil, çalışmanın merkezinde yer alan bir unsur.
Türkiye'deki SEO olgunluğunu bir de rakip perspektifinden görmek faydalı olabilir. Bölgemizdeki (Eryaman, Etimesgut, Sincan) işletmelerin bir kısmı SEO'yu 'bir kereye mahsus site kurulumu' ile karıştırıyor — site açıldıktan sonra bir daha dokunulmuyor, sayfalar yıllarca aynı kalıyor. Oysa arama motorunun tercih ettiği siteler, düzenli olarak güncellenen, yeni bilgi ekleyen sitelerdir. Örneğin bir veteriner kliniği sitesinde sadece 'hizmetlerimiz' listesi varsa ve bu liste yıllardır değişmemişse, arama motoru bu siteyi görece durağan olarak değerlendirebilir; buna karşılık düzenli olarak yeni içerik (mevsimsel bakım önerileri, sık sorulan sorular, yeni hizmet duyuruları) ekleyen bir site daha canlı bir sinyal verir. Bu yüzden SEO çalışmamız yalnızca bir kerelik kurulum değil, düzenli güncellemeyi de içeren sürekli bir süreç olarak kurgulanıyor.
Son olarak, Türkiye pazarında SEO'nun hâlâ yanlış anlaşılan bir yönüne değinelim: bazı işletme sahipleri SEO'yu 'Google'a para ödeyip üst sıraya çıkmak' ile karıştırıyor — oysa organik sonuçlar satın alınamaz, yalnızca hak edilir. Bu yanlış anlama bazen 'zaten reklam veriyoruz, SEO'ya gerek yok' gibi bir sonuca götürüyor; ama reklam bütçesi durduğunda görünürlük de anında sıfırlanıyor, SEO ile kazanılan konum ise kalıcı bir varlık gibi birikiyor. İki kanalın farklı işlevleri olduğunu anlayan işletmeler, uzun vadede daha az toplam pazarlama maliyetiyle daha istikrarlı bir görünürlük elde ediyor.
Türkiye'deki SEO olgunluğunu değerlendirirken bir de kullanıcı beklentisinin değiştiğini görmek gerekiyor. Eskiden bir kullanıcı arama sonuçlarının ilk sayfasındaki onlarca sonucu tek tek inceleyebilirken, bugün genellikle ilk üç-dört sonuca bakıp karar veriyor, kalanına neredeyse hiç ulaşmıyor. Bu davranış değişikliği, 'ilk sayfada olmak yeterli' anlayışını da geçersiz kılıyor — asıl hedef ilk sayfa değil, ilk birkaç sonuç arasında yer almak. Örneğin Sincan'da bir nakliyat firması ilk sayfada onuncu sırada olsa bile, pratikte bu neredeyse hiç tıklanmayan bir konum anlamına gelebiliyor; bu yüzden çalışmamızda 'ilk sayfaya girmek' değil, 'ilk birkaç sonuç arasına girmek' gerçekçi hedef olarak belirleniyor.
Bir diğer değişim de görsel arama sonuçlarının artan payı: Google artık birçok yerel aramada harita, işletme kartları ve görsel öğelerle dolu bir sonuç sayfası gösteriyor, klasik on mavi link giderek daha az yer kaplıyor. Bu, Google İşletme Profili'nin ve haritalardaki görünürlüğün klasik organik sıralamadan bağımsız, kendi başına önemli bir SEO bileşeni haline geldiği anlamına geliyor. Örneğin bir eczane için 'yakınımda nöbetçi eczane' araması genellikle harita sonuçlarıyla cevaplanıyor; klasik web sitesi sıralamasının burada etkisi sınırlı, bunun yerine işletme profilinin doğruluğu ve güncelliği belirleyici oluyor. Bu yüzden çalışmamız yalnızca web sitesi sıralamasına değil, haritalardaki ve işletme kartlarındaki görünürlüğe de eşit önem veriyor.
Bir de dil ve ifade tarzındaki değişime değinelim: Google'ın doğal dili anlama yeteneği arttıkça, eskiden işe yarayan mekanik anahtar kelime tekrarları artık gereksiz, hatta zararlı hale geldi. Örneğin bir cam balkon firmasının her cümlede 'cam balkon Eryaman cam balkon fiyatları Eryaman cam balkon montajı' şeklinde kelimeyi tekrar tekrar sıkıştırdığı bir metin, hem okuyan insana tuhaf gelir hem de Google tarafından düşük kaliteli içerik olarak değerlendirilebilir. Bugünün doğru yaklaşımı, konuyu doğal bir dille, gerçek bilgi vererek anlatmak — anahtar kelime kendiliğinden, cümlenin akışı içinde birkaç kez geçer, zorlama tekrara gerek kalmaz. Bölgedeki işletmelerin bir kısmı hâlâ eski usul kelime doldurma alışkanlığını sürdürüyor, bu da onları hem kullanıcı hem arama motoru nezdinde dezavantajlı konuma düşürüyor.
Önce mevcut sitenizin teknik durumunu ve rakiplerinizin hangi anahtar kelimelerde göründüğünü analiz ediyoruz. Ardından önceliklendirilmiş bir anahtar kelime ve içerik planı çıkarıyoruz — hangi sayfanın hangi aramayı hedefleyeceği net olarak belirleniyor. Uygulama aşamasında teknik düzeltmeleri (hız, schema, site haritası) ve yerel SEO kurulumunu (Google İşletme Profili, yerel dizinler) hayata geçiriyoruz. Son olarak aylık raporlarla sıralama ve trafik değişimini birlikte takip ediyoruz; SEO bittiği yerde durmaz, sürekli güncellenir.
Denetim aşamasını biraz daha açalım: bir emlak ofisi bizimle çalışmaya başladığında ilk yaptığımız şey, sitenin bugün hangi aramalarda (varsa) çıktığını, hangi sayfaların yavaş yüklendiğini, hangi sayfaların mobilde bozuk göründüğünü tek tek listelemek oluyor. Aynı zamanda rakip üç-dört emlak ofisinin hangi kelimelerde göründüğüne bakıyoruz — bu bize hem ulaşılabilir hedefleri hem de rakiplerin gözden kaçırdığı boşlukları gösteriyor. Örneğin rakiplerin hepsi 'Eryaman'da satılık daire' üzerine yoğunlaşmışsa ama hiçbiri 'Eryaman'da kiralık ofis' için içerik üretmemişse, bu ikinci alan görece kolay kazanılabilir bir fırsat haline gelir.
Strateji aşamasında bu bulguları somut bir yol haritasına çeviriyoruz: hangi sayfa hangi terimi hedefleyecek, hangi yeni sayfa açılacak, hangi teknik sorun önce çözülecek — hepsi öncelik sırasına konuyor, çünkü genellikle en büyük etkiyi yaratan değişiklikler en pahalı olanlar değil. Uygulama aşamasında bu listeyi aşamalı olarak hayata geçiriyoruz; büyük bir 'her şeyi bir anda değiştirelim' yaklaşımı yerine, değişikliklerin etkisini gözlemleyebileceğimiz kademeli bir ilerleme tercih ediyoruz. Raporlama aşamasında da yalnızca sıralama sayılarını değil, hangi aramalardan gerçek ziyaretçi geldiğini ve o ziyaretçilerin sitede ne yaptığını konuşuyoruz — çünkü sıralamada yükselmek tek başına amaç değil, o yükselişin gerçek talebe dönüşmesi asıl hedef.
Bir uygulama detayına daha değinelim: Etimesgut'ta bir çocuk kreşi için süreci yürütürken, önce kreşin mevcut sitesinde 'Etimesgut'ta anaokulu' ve 'Etimesgut'ta kreş kaydı' gibi ayrı arama niyetlerinin tek bir karışık sayfada anlatıldığını görebiliriz. Bu durumda uygulama aşamasında sayfayı ikiye ayırıp her birine kendi başlığını, kendi içeriğini ve kendi SSS bölümünü vermek, tek başına önemli bir adım olur — çünkü Google artık her sayfanın hangi soruya cevap verdiğini çok daha net görür. Böyle küçük ama isabetli müdahaleler, genellikle büyük bir yeniden tasarımdan daha hızlı etki yaratır. Süreç boyunca hangi değişikliği neden yaptığımızı işletme sahibine anlaşılır şekilde anlatmayı önemsiyoruz; SEO'nun 'kara kutu' gibi işleyen, açıklanamayan bir hizmet olmasını istemiyoruz.
Sürecin bir diğer önemli parçası da işletme sahibinden alınan bilginin doğru şekilde içeriğe dönüştürülmesi. Örneğin bir fizyoterapi merkeziyle çalışırken, merkezin gerçekte hangi rahatsızlıklara yoğunlaştığını, hangi yaş gruplarına hizmet verdiğini, randevu sürecinin nasıl işlediğini önce merkez sahibinden dinliyoruz. Bu bilgiyi jenerik bir 'fizyoterapi hizmetleri' paragrafına değil, gerçek uygulamayı yansıtan somut cümlelere dönüştürüyoruz — 'spor yaralanmaları sonrası rehabilitasyon', 'bel ve boyun fıtığı fizyoterapisi' gibi kullanıcının gerçekten arayacağı ifadelerle. Bu adım, dışarıdan bakınca küçük görünse de, jenerik bir ajans metniyle gerçek uzmanlığı yansıtan bir metin arasındaki farkı yaratan adımdır.
Uygulama sürecinde ayrıca beklenti yönetimini de önemsiyoruz. İlk görüşmede hangi değişikliklerin hızlı (birkaç hafta içinde ölçülebilir), hangilerinin yavaş (birkaç ay süren) etki yaratacağını ayırıyoruz. Örneğin teknik bir hatanın düzeltilmesi (site hızının artması gibi) görece hızlı bir sinyal değişikliğine yol açabilirken, yeni bir içerik sayfasının güven kazanıp sıralamaya yansıması daha uzun sürebilir. Bu ayrımı baştan netleştirmek, işletme sahibinin süreç boyunca doğru beklentiyle ilerlemesini sağlıyor.
İşbirliğinin pratik tarafına da değinelim: her aşamada işletme sahibinden ne beklediğimizi net söylüyoruz. Denetim aşamasında genellikle mevcut site erişimi ve Google İşletme Profili yönetici yetkisi isteriz; strateji aşamasında işletmenin gerçek hizmet detaylarını (fiyat aralığı, çalışma saatleri, hizmet verilen bölgeler) doğrulamasını rica ederiz — çünkü bu bilgiler ne kadar doğru ve güncelse, oluşturduğumuz içerik de o kadar gerçekçi olur. Örneğin bir oto yıkama işletmesiyle çalışırken, sahibinin bize hangi hizmetlerin (iç temizlik, motor yıkama, seramik kaplama gibi) gerçekten sunulduğunu, hangilerinin sunulmadığını net söylemesi, sayfanın doğru ve iddialı olmayan bir dille yazılmasını sağlıyor.
Süreç boyunca iletişim sıklığını da baştan netleştiriyoruz: bazı işletme sahipleri her hafta detaylı güncelleme isterken, bazıları ayda bir özet raporu tercih ediyor. Bu tercihi ilk görüşmede belirleyip ona göre bir iletişim planı kuruyoruz — SEO'nun arka planda sessizce ilerleyen bir süreç olmasını istemiyoruz, ama her işletme sahibinin ilgilenmek istediği detay seviyesi de aynı değil. Son olarak, sürecin bir noktasında sitenizde büyük bir teknik değişiklik (yeniden tasarım, platform değişikliği gibi) planlanıyorsa bunu bize önceden bildirmenizi rica ediyoruz, çünkü böyle bir değişiklik doğru yönetilmezse aylarca biriken SEO ilerlemesini bir anda sıfırlayabilir; biz bu tür geçişlerde mevcut sıralamaları korumaya yönelik ayrı bir kontrol listesi uyguluyoruz.
Fiziksel bir konumu olan veya belirli bir bölgeye hizmet veren her işletme için SEO değerlidir: kuaförler, klinikler, hukuk büroları, emlakçılar, oto servisler, restoranlar. Eryaman, Etimesgut, Sincan'daki küçük ve orta ölçekli işletmelerin çoğu için yerel SEO, en düşük maliyetle en yüksek getiriyi sağlayan kanaldır. Ürün kataloğu büyük e-ticaret siteleri için de SEO önemlidir, ancak orada öncelik ürün sayfası optimizasyonu ve kategori yapısına kayar.
Birkaç tipik profil üzerinden düşünelim. Randevu bazlı çalışan bir güzellik merkezi için SEO'nun en değerli tarafı, 'Sincan'da cilt bakımı' gibi karar anına yakın aramalarda görünmektir — bu tip aramayı yapan kişi genellikle o hafta içinde randevu almayı planlıyordur, yani dönüşüm ihtimali yüksek bir trafik türüdür. Bir oto yedek parça mağazası için ise hem yerel aramalar ('Etimesgut'ta oto yedek parça') hem de ürün bazlı aramalar ('belirli marka fren balatası fiyatı') bir arada önemlidir; burada SEO çalışması hem mağaza sayfasını hem de ürün/kategori sayfalarını kapsayacak şekilde genişler. Bir spor salonu için ise 'Eryaman'da spor salonu üyelik fiyatları' gibi aramalarda, üyelik paketlerini ve salon özelliklerini net anlatan bir sayfanın olması, kullanıcının karar sürecini kısaltır.
Hizmet alanı bölge sınırlarını aşan işletmeler için de SEO değerlidir, ancak orada strateji biraz farklılaşır: örneğin Ankara geneline hizmet veren bir nakliyat firması hem 'Eryaman'da evden eve nakliyat' gibi dar kapsamlı hem de 'Ankara'da evden eve nakliyat' gibi geniş kapsamlı aramaları aynı anda hedeflemek zorundadır — bu da genellikle bölge başına ayrı bir sayfa yapısı gerektirir. Öte yandan çok büyük ürün kataloğuna sahip e-ticaret siteleri için SEO'nun ağırlık merkezi yerel aramadan çok, ürün ve kategori sayfalarının arama motoru tarafından doğru dizinlenmesine, site içi arama ve filtreleme yapısının SEO dostu kurgulanmasına kayar; bu durumda çalışmanın kapsamı ilk görüşmede ayrıca netleştirilir.
Son bir profil de hizmet sağlayıcı ile ürün satan işletme arasındaki farkı gösteriyor: bir özel ders veren eğitmen ya da danışmanlık veren bir mali müşavir için SEO'nun ağırlık merkezi, güven inşa eden içerik olur — 'Eryaman'da özel matematik dersi' ya da 'Etimesgut'ta mali müşavir' gibi aramayı yapan kişi genellikle birkaç seçeneği karşılaştırıyordur, bu yüzden sayfanın deneyimi, çalışma şeklini ve sık sorulan soruları net anlatması dönüşümü doğrudan etkiler. Ürün satan bir işletmede ise karar süreci daha çok fiyat ve stok bilgisiyle ilgilidir, bu yüzden sayfa yapısı fiyat aralığı ve ürün özelliklerine daha çok ağırlık verir. Hangi profile girerseniz girin, ilk görüşmede işinizin bu iki uçtan hangisine daha yakın olduğunu birlikte netleştirip içerik planını ona göre kuruyoruz.
Birkaç profil daha ekleyelim: yeni açılan işletmeler için SEO'nun rolü biraz farklıdır — henüz hiç arama geçmişi, hiç yorumu olmayan bir işletme için ilk aylardaki öncelik, temel bilgilerin (adres, hizmet, çalışma saatleri) doğru ve eksiksiz görünmesini sağlamaktır; rekabetçi kelimelerde hemen üst sıraya çıkmayı beklemek yerine, önce arama motorunun işletmeyi 'tanımasını' sağlamak gerekir. Örneğin Eryaman'da yeni açılan bir kırtasiye dükkanı için ilk aşamada 'Eryaman'da kırtasiye' gibi geniş bir kelimede hemen üst sıraya çıkmak zor olabilir, ama 'Eryaman [belirli sokak adı] kırtasiye' gibi daha dar bir aramada kısa sürede görünür olmak mümkündür — bu küçük kazanımlar zamanla daha geniş kelimelere doğru büyür.
Uzun süredir faaliyette olan ama dijital varlığı zayıf kalmış işletmeler içinse durum tam tersi: bu işletmelerin genellikle bir miktar 'gizli otorite'si vardır — yıllardır aynı adreste olmaları, yerel dizinlerde adlarının geçmesi, bazı eski web bağlantılarının hâlâ var olması gibi. Bu durumda SEO çalışması sıfırdan başlamak yerine, var olan ama kullanılmayan bu sinyalleri ortaya çıkarıp güçlendirmek şeklinde ilerler; genellikle yeni açılan bir işletmeye göre daha hızlı sonuç alınabilir, çünkü temel güven zaten bir ölçüde mevcuttur. İlk denetimde bir işletmenin hangi kategoriye girdiğini belirlemek, stratejinin tamamını şekillendiren ilk adımdır.
Hizmetin uygun olmadığı durumlara da dürüstçe değinmek gerekir: çok dar bir müşteri kitlesine, tamamen kapalı bir çevreden (örneğin sadece belirli bir kurumsal anlaşmayla çalışan bir tedarikçi gibi) gelen işletmeler için genel arama SEO'sunun getirisi sınırlı olabilir — böyle bir işletme için görünürlük zaten arama motorundan değil, doğrudan ilişkilerden geliyorsa, bütçenin başka bir kanala yönlendirilmesi daha mantıklı olabilir. İlk görüşmede işletmenizin gerçek müşteri kazanım yolunu dürüstçe değerlendirip, SEO'nun sizin için gerçekten doğru yatırım olup olmadığını birlikte netleştiriyoruz; her işletmeye SEO satmaya çalışmak yerine, doğru olduğunda öneriyoruz.
Bölgedeki işletmelerin SEO'ya kendi başına giriştiğinde en sık düştüğü tuzaklardan biri, sonucu çok kısa sürede beklemek ve birkaç hafta içinde değişiklik görmeyince çalışmayı yarıda bırakmak. SEO, reklam gibi anahtarı çevirip anında görünürlük satın aldığınız bir kanal değil; arama motoru yeni içeriği keşfedip güvenmesi için zaman ister. Örneğin yeni açılan bir kafenin sahibi, sitesine birkaç sayfa ekleyip iki hafta sonra üst sırada göremeyince 'SEO işe yaramıyor' sonucuna varabilir — oysa aynı çalışma üç-dört ay sonra istikrarlı bir sıralamaya dönüşebilirdi.
Bir diğer yaygın hata, tüm sayfalara aynı birkaç genel kelimeyi sıkıştırmaya çalışmak. Bir mobilya mağazası her sayfasında 'en iyi mobilya', 'kaliteli mobilya', 'uygun fiyat mobilya' gibi aynı jenerik ifadeleri tekrar ettiğinde, hem kullanıcı için sıkıcı bir metin ortaya çıkar hem de Google için hangi sayfanın hangi aramaya cevap verdiği belirsizleşir. Doğru yaklaşım, her sayfaya farklı ve spesifik bir arama niyetini (örneğin bir sayfa 'Etimesgut'ta yatak odası takımı', başka bir sayfa 'Etimesgut'ta ofis mobilyası') atamak.
Üçüncü sık hata, teknik altyapıyı hiç kontrol etmeden doğrudan içerik üretmeye başlamak. Bir işletme sahibi haftalarca blog yazısı yazdırabilir, ama sitesi mobilde saniyelerce açılıyorsa ya da temel teknik hatalarla doluysa (kırık bağlantılar, eksik başlık etiketleri, indekslenmeyen sayfalar) bu içeriklerin çoğu hiç görünürlük kazanmaz. Bu yüzden bizim sürecimizde içerik üretimi her zaman teknik denetimden sonra gelir — sağlam olmayan bir temele içerik eklemek, çatısı akan bir eve yeni mobilya almaya benzer.
Dördüncü hata, Google İşletme Profili'ni kurup sonra tamamen unutmak. Bir restoran sahibinin profili yıllar önce kurulmuş olabilir ama menü güncel değildir, çalışma saatleri yanlış görünür, yeni gelen yorumlara hiç yanıt verilmemiştir. Kullanıcı için bu, 'bu işletme aktif mi, hâlâ açık mı' sorusunu belirsizleştirir ve genellikle rakip profile kayar. Beşinci hata ise farklı sayfalarda ya da farklı dizinlerde işletme adının, adresinin veya telefon numarasının tutarsız yazılması (bir yerde 'Cd.', başka yerde 'Cadde', bir yerde eksik daire numarası gibi) — bu küçük görünen tutarsızlıklar arama motorunun işletmenizin hangi 'gerçek' işletme olduğunu doğrulamasını zorlaştırır. Bizim sürecimizde bu tutarlılık kontrolü, teknik denetimin standart bir parçası.
Altıncı bir hata, rakiplerin yaptığını kopyalamaya çalışmak. Bir işletme sahibi rakip sitesine bakıp aynı kelimeleri, hatta neredeyse aynı cümleleri kendi sitesine taşıyabilir — bu hem telif açısından riskli hem de SEO açısından etkisiz, çünkü Google özgün ve gerçek bilgi taşıyan içeriği tercih eder. Örneğin bir catering firması rakibinin 'organizasyonlarınızı unutulmaz kılıyoruz' gibi jenerik bir cümlesini kopyalarsa, bu cümle kendi işletmesine dair hiçbir gerçek bilgi taşımadığı için ne kullanıcıya ne de arama motoruna bir değer katar. Yedinci hata ise SEO çalışmasını yalnızca anasayfaya sıkıştırmak — oysa çoğu zaman en çok trafiği getiren, spesifik bir hizmeti veya ürünü anlatan iç sayfalardır; anasayfa genellikle çok genel bir arama niyetine hizmet ettiği için tek başına yeterli olmaz.
Sekizinci ve son olarak değinmek istediğimiz hata, SEO çalışmasını web tasarım projesiyle karıştırmak. Bazı işletme sahipleri 'yeni bir site yaptırdık, artık SEO de otomatik gelir' diye düşünüyor — oysa güzel tasarlanmış bir site SEO için gerekli ama tek başına yeterli değildir. Site tasarımı görsel ve kullanıcı deneyimini, SEO ise arama motoruyla kurulan iletişimi kapsar; ikisi birbirini tamamlar ama biri diğerinin yerine geçmez. Bu yüzden yeni bir site yaptıran işletmelere bile, siteyi yayına aldıktan sonra ayrı bir SEO çalışması başlatmalarını öneriyoruz.
SEO ve GEO rakip değil, tamamlayıcı çalışmalardır — ikisi de aynı temel malzemeden (doğru, net ve yapılandırılmış içerik) besleniyor, ama farklı hedeflere yönelik. SEO çalışması sırasında oluşturduğumuz net başlıklar, doğru meta açıklamalar ve yapılandırılmış veri (schema), aynı zamanda GEO'nun da temelini oluşturur — yani bir işletme için SEO kurulumu yaparken attığımız adımların büyük kısmı, GEO çalışmasının önünü de açar.
Somut bir örnekle anlatalım: Sincan'daki bir hukuk bürosu için SEO kapsamında 'Sincan'da icra avukatı' sorgusuna net cevap veren bir sayfa yazdığımızda, bu sayfa hem Google'da organik sıralamada yükselme potansiyeli taşır hem de bir kullanıcı ChatGPT'ye 'Sincan'da icra avukatı önerir misin' diye sorduğunda yapay zekânın alıntılayabileceği açık bir kaynak haline gelir. İki hizmeti ayrı sayfalarda anlatıyor olsak da (bkz. [[GEO]] sayfamız), pratikte çoğu işletme için önce SEO temelini kurup ardından GEO'ya özel içerik netliği ve şema derinliğini eklemek en verimli sıra oluyor. Sadece SEO ile ilerleyip GEO'yu hiç düşünmeyen bir işletme, klasik aramada görünse bile yapay zekâ destekli arama büyüdükçe görünmez kalan bir boşluk bırakma riski taşıyor.
İki hizmeti neden ayrı sayfalarda anlattığımızı da netleştirelim: SEO ve GEO'nun ölçüm biçimi, zaman çizelgesi ve teknik derinliği farklı — SEO'da sıralama ve organik trafik takip edilirken, GEO'da markanızın belirli sorgularda AI cevaplarında geçip geçmediği takip ediliyor. Bir işletme sahibi sadece birini merak ediyor olabilir (örneğin sadece Google sıralamasıyla ilgileniyor, henüz AI aramasını düşünmüyor olabilir), bu yüzden her hizmeti kendi kapsamı ve kendi fiyatlandırmasıyla ayrı ayrı sunmak daha şeffaf. Yine de birlikte çalıştığımız işletmelerin büyük kısmına, uzun vadede ikisini birlikte yürütmelerini öneriyoruz — çünkü aramanın nereye evrildiğini bugünden kestirmek zor, ama iki kanalda da temel bulunmak hiçbir zaman dezavantaj yaratmıyor.
Somut bir karşılaştırma daha yapalım: Eryaman'da bir catering firmasının hem 'Eryaman'da düğün catering' Google aramasında hem de bir kullanıcının Gemini'ye sorduğu 'Eryaman'da iyi bir catering firması önerir misin' sorusunda görünmesi isteniyorsa, bu iki hedefin gerektirdiği içerik büyük ölçüde örtüşür ama tam olarak aynı değildir. Google araması genellikle bir anahtar kelimeye odaklı, tek bir sayfanın performansını ölçer; AI sorgusu ise sayfanın tamamının (veya birden fazla sayfanın) bir araya gelip tutarlı, güvenilir bir cevap oluşturup oluşturmadığına bakar. Bu yüzden SEO çalışmasında 'hangi kelimede sıralanıyoruz' sorusuna odaklanırken, GEO çalışmasında 'markamız hakkında sorulan sorulara sitemiz gerçekten net cevap veriyor mu' sorusuna odaklanıyoruz — ikisi farklı mercekler, ama aynı temel içerik kalitesinden besleniyor.
Birlikte çalıştığımız işletmelerin çoğu için önerdiğimiz sıralama şudur: önce SEO temelini (teknik sağlık, yerel kurulum, temel içerik) oturtmak, ardından GEO'ya özel adımları (şema derinliği, içerik netliği, AI görünürlük takibi) üzerine eklemek. Bu sıra hem maliyeti aşamalara yayar hem de her aşamanın etkisini ayrı ayrı görmenizi sağlar — bir seferde her şeyi yapmaya çalışmak yerine, hangi yatırımın ne getirdiğini anlayarak ilerlemenize imkan tanır.
Sabit bir fiyat listesi yayınlamıyoruz, çünkü maliyet sitenizin mevcut teknik durumuna, hedeflenen anahtar kelime sayısına ve rekabet yoğunluğuna göre değişir. İlk görüşmede sitenizi ücretsiz analiz edip size net, yazılı bir teklif sunuyoruz; sürpriz ek ücret yok.
Maliyeti etkileyen değişkenleri biraz açalım: hiç SEO çalışması yapılmamış, teknik sorunları biriken bir site için ilk aşamada daha fazla düzeltme emeği gerekir — bu genellikle tek seferlik bir kurulum/düzeltme bloğu olarak fiyatlanır. Buna karşılık zaten makul bir teknik temele sahip, sadece içerik ve yerel SEO eksikliği olan bir site için başlangıç maliyeti daha düşük olabilir. Hedeflenen anahtar kelime sayısı da doğrudan etkili: yalnızca birkaç yerel terimde görünmek isteyen küçük bir esnaf ile onlarca ürün/hizmet kategorisinde görünmek isteyen bir e-ticaret sitesinin ihtiyaç duyduğu içerik hacmi çok farklıdır. Rekabet yoğunluğu da bir diğer faktör: örneğin 'Eryaman'da kuaför' gibi çok işletmenin yarıştığı bir alanda üst sıraya çıkmak, rakibi az olan niş bir hizmete göre daha fazla çalışma gerektirebilir. Bütün bu değişkenleri ilk ücretsiz analizde sizinle birlikte gözden geçirip, kapsamı ve maliyeti baştan netleştiriyoruz.
Ayrıca çalışmanın süreklilik gerektiren bir tarafı olduğunu da baştan konuşuyoruz. SEO tek seferlik bir kurulumdan ibaret değil — Google algoritması zaman içinde değişir, rakipleriniz de kendi siteleri üzerinde çalışmaya devam eder, bu yüzden bir kez üst sıraya çıkmak kalıcı bir garanti değildir. Örneğin Sincan'da bir spor salonu ilk altı ayda hedeflediği kelimelerde iyi bir konuma ulaşsa bile, rakip bir salon kendi sitesini güçlendirmeye başladığında bu konum zamanla aşınabilir. Bu yüzden aylık çalışma kapsamımız yalnızca yeni içerik eklemekle sınırlı kalmıyor, mevcut sayfaların ve sıralamaların düzenli olarak izlenmesini de içeriyor — kapsam ve maliyet buna göre, tek seferlik bir proje değil sürdürülebilir bir ortaklık mantığıyla kuruluyor.
Maliyet konuşmasında sıkça karşılaştığımız bir soru da 'en ucuz paket hangisi' oluyor — ama biz bu soruyu genellikle 'işletmeniz için doğru kapsam ne' sorusuna çevirmeye çalışıyoruz. Çünkü ihtiyacınızdan az bir kapsamla başlamak, kısa vadede daha ucuz görünse de sonuç alamadığınız için harcanan bütçenin boşa gitmesine yol açabilir; ihtiyacınızdan fazla bir kapsamla başlamak ise gereksiz maliyet demektir. Örneğin tek bir mahalleye hizmet veren küçük bir terzi dükkanı için geniş kapsamlı bir ulusal SEO paketi anlamsızken, üç bölgeye birden hizmet veren bir nakliyat firması için dar kapsamlı bir paket yetersiz kalabilir. İlk görüşmedeki analizin asıl amacı, bütçenizi doğru kapsamla eşleştirmek.
Son olarak, sözleşme ve şeffaflık konusuna da değinelim: teklif aşamasında neyin dahil, neyin dahil olmadığını (örneğin reklam bütçesinin SEO ücretine dahil olmadığını, bunun ayrı bir kalem olduğunu) net yazılı olarak belirtiyoruz. Aylık raporlarda da yalnızca 'çalıştık' demek yerine, o ay hangi sayfada ne değiştirdiğimizi, hangi teknik sorunu çözdüğümüzü somut olarak listeliyoruz. Bu şeffaflık, özellikle daha önce SEO'da kötü deneyim yaşamış (para ödeyip ne yapıldığını hiç görmemiş) işletme sahipleri için önemli bir güven unsuru oluyor.
Çoğu küçük işletme sitesi Google'da hiç görünmüyor ya da 3-4. sayfada kayboluyor; rakip Eryaman, Etimesgut, Sincan işletmeleri o trafiği kapıyor.
Nasıl çalışıyoruz
Yerel SEO temeli
Google İşletme Profili, yerel dizinler ve NAP (ad-adres-telefon) tutarlılığı ile Eryaman, Etimesgut, Sincan aramalarında görünürlük sağlıyoruz.
Teknik SEO
Site hızı, tarama, dizinleme ve yapılandırılmış veri (schema) altyapısını düzeltiyoruz.
İçerik stratejisi
İşletmenizin gerçekten arandığı anahtar kelimelere göre sayfa ve blog içeriği planlıyoruz, jenerik metin yazmıyoruz.
Ne alıyorsunuz
- Anahtar kelime ve rakip analizi
- Teknik SEO denetimi ve düzeltme listesi
- Yerel SEO kurulumu (Google İşletme Profili dahil)
- Aylık sıralama ve trafik raporu
- Schema.org yapılandırılmış veri uygulaması
Çalışma sürecimiz
Adım 01
Denetim
Mevcut site ve rakip durumunu analiz ediyoruz.
Merak edilenler
SEO çalışması ne kadar sürede sonuç verir?
Genellikle ilk somut hareketler 6-8 hafta içinde görülür, kalıcı sıralama iyileşmesi 3-6 ay sürebilir. Sitenizin mevcut durumuna göre ilk görüşmede gerçekçi bir zaman çizelgesi paylaşıyoruz.
Sadece Eryaman, Etimesgut, Sincan'daki işletmelere mi hizmet veriyorsunuz?
Öncelikli odağımız Ankara'nın batısındaki bu üç bölge, ama SEO çalışması bölge sınırı olmadan uygulanabilir.
Web sitemi yeniden mi tasarlamam gerekiyor?
Hayır, çoğu zaman mevcut siteniz üzerinde teknik düzeltme ve içerik ekleme yeterli olur. Site altyapısı gerçekten SEO'ya engelse ayrıca konuşuruz.
Google Ads yerine sadece SEO yeterli mi?
SEO uzun vadeli ve kalıcı, Google Ads ise anlık sonuç verir. Bütçeniz uygunsa ikisini birlikte yürütmek en hızlı ve sürdürülebilir sonucu verir.
Sonuçları nasıl raporluyorsunuz?
Aylık olarak sıralama değişimini, organik trafiği ve öne çıkan aramaları anlaşılır bir özetle paylaşıyoruz.
Google İşletme Profilim yoksa ne oluyor?
Hizmetimizin bir parçası olarak sıfırdan kuruyor ve doğrulama sürecini sizin adınıza yönetiyoruz.
Kaç anahtar kelimede çalışıyorsunuz?
İşletmenize ve bütçenize göre değişir; ilk analizde gerçekçi arama hacmi olan kelimeleri birlikte belirliyoruz.
SEO'nun maliyeti nasıl belirleniyor?
Sitenizin mevcut teknik durumuna, rekabet yoğunluğuna ve hedeflenen anahtar kelime sayısına göre değişir. Sitenizi inceledikten sonra net ve yazılı bir teklif sunuyoruz.